Bir Doğa Çocuğunun Doğada Bir Günü ...
İşte Doğa’nın çam kokusu burnumuza geliyor. Öğretmenlerimiz bizi beklemeye başlamışlar bile.
Hemen okul ayakkabılarımızı giyip Doğa’nın tadını yaşamaya başlayalım Güne nasıl mı başlıyoruz? Kahvaltıya kadar olan serbest oyun zamanında bazılarımız serbest resim/boyama faaliyetleri yaparken, bazılarımız oyun hamurundan harikalar yaratıyor bazılarımız ise devamlı yenilenen birbirinden farklı ve eğlenceli oyuncaklarla oynuyor.
Kahvaltı zamanı geldi. Hemen ellerimizi yıkayıp, her sabah birbirinden farklı ve lezzetli gelen kahvaltılarımızı yapmaya başlayalım. İşte yine afiyetle tamamladık kahvaltımızı. Masalarımızı temiz bırakıp ellerimizi de yıkadıktan sonra bahçe zamanı. Dişlerimizi fırçalamayı unuttuk sanmayın sakın.
Bahçede diğer sınıf arkadaşlarımızla birlikte Doğa’nın tadını çıkarıp kokusunu içimize çekerken öğle yemeği için acıkmaya başladık bile.
Ama şimdi takvim zamanı. Takvim zamanı ne mi? Hani hepimiz halka olup yerlerimize oturduktan sonra, öğretmenlerimiz eşliğinde, hangi aydayız, bugün günlerden ne ya da bugün ayın kaçıncı günü her birimiz şekillerle ve sayılarla söyleyip takvimimizi ilerletiyoruz bir de dışarıda nasıl bir hava var ve tabii bugün kendimizi nasıl hissediyoruz anlatıyoruz. Bu bölgedeki ok neredeyse her zaman happy face i gösteriyor. Niye böyle dolduğunu ancak Doğa’da bir gün geçirince anlarsınız. Diğer takvim eksiklerini de tamamladıktan sonra her gün girdiğimiz birbirinden farklı ve eğlenceli branş derslerinden birine katılma zamanı geldi bile.
Bugün branş derslerinden hangileri var acaba? Satranç, binicilik, bilgisayar, bale, müzik, drama..
Yaşasın! Bugün resim dersimiz var. Resim atölyesinde Nilüfer Öğretmen bugün acaba bizler için yine nasıl eğlenceli bir aktivite hazırladı. Hemen kollarımızı sıvayıp eğlenceli ve bir o kadar aktivitemize başlayalım. İşte yine zaman nasıl geçti anlayamadan resim atölyesinden ayrılıyoruz tabii yaptığımız aktiviteyi panomuza asmak için yanımıza almayı unutmadık.
Ve öğle yemeği zamanı. Ellerimizi yıkayıp yemekhanenin yolunu tutarken burnumuza gelen bu mis gibi kokular iştahımızı daha da açıyor..yerlerimize oturup bizim için özenle hazırlanan ve gerekli kontrollerden geçen yemekleri yemeye geldi sıra.
Afiyetle yediğimiz öğle yemeğinin ardından doğru ellerimizi yıkayıp dişlerimizi fırçalamaya gidiyoruz ki yemek sonrası kazandığımız enerjiyi bahçe zamanında eritmeye başlayalım.
Ve güneş Doğa’yı aydınlatmaya devam ederken biz aldığımız bu enerjiyle öğleden sonra başlayacağımız aktivitelere hazırız artık.
Öğretmenlerimizin bir hafta öncesinden hazırladığı programa uygun olarak Matematik, dil, okuma, yazma derslerinden biri için bugün hangi aktiviteyi gerçekleştireceğiz çok merak ediyoruz ama eminiz çok şey öğreneceğimiz ve eğleneceğimiz yeni bir aktivite bizleri bekliyor. Bu aktivitelerin bir kısmını sınıflarımızı dolaşırken görebilirsiniz ama bilin ki yaptığımız aktiviteler sene sonunda bizlere verilecek dosyalarımızda yer alacak.
Hadi şimdi de binicilik dersine gidelim ama onlara bolca havuç götürmeyi unutmayalım bize yaşattıkları eğlenceli dakikaların ardından onlara da keyifli anlar yaşatacağız. Ata dokunmak, onun sıcaklığını hissetmek nasıl bir duygu bunu da ancak yaşanınca anlaşılacak duygular arasına koyuyoruz.
Güneş Doğa’yı bu kadar güzel ısıtırken, bizler de Doğa’dan aldığımız enerjiyle ikindi kahvaltısını yapmak üzere çoktan ellerimizi yıkayıp kahvaltılarımızı alıp masa başına geçtik bile.
Kahvaltı zamanı günün son bahçe zamanında doya doya eğlenme vakti.
Ve şimdi günün en zor zamanı.
Öğretmenimizin eve götürmemiz için hazırlayıp çantamıza koyduğu çalışmalarımızı yanımıza alıp öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza yarın görüşürüz deme zamanı gelmiş bile. Biz daha bugünün nasıl bittiğini anlayamadan servis ablalarımız bizi almaya geldi. Ve Doğa’da bir gün yine bambaşka eğlenceli ve öğretici deneyimlerle sona erdi. Ama biz yarın acaba neler yapacağız diye merak etmeye başladık bile.

Şimdi bu gülen yüzümüzün sebebini sormayacaksınız değil mi?